1895 yılında İtalyan mucit Marconi radyo frekansları aracılığı ile sesi iletmeyi başardı. Yüzyılların hayalini gerçekleştiren Marconi 1898 yılında gerçek anlamda radyo yayını yapmayı başardı. Dolaysıyla radyonun doğuşu 1898 yılı olarak kabul edilir.
Dünyanın her tarafına aynı tarihlerde ulaşamayan radyo ; bazı ülkelerde eğlence, bazı ülkelerde ise savaş aracı olarak kullanıldı. 1. Dünya savaşında ve 2. Dünya savaşında radyonun etkisi günümüzün insansız hava araçları kadar önemliydi.
Peki Kürtler radyoyu ne zaman kullandı?
1639 yılında Qasrî Şîrîn Antlaşması ile İran Kürtlerinin diğer Kürtlerden koparılması ve 1. Dünya savaşı sonunda da Suriye, Türkiye ve Irak devletleri toprakları arasında toprakların paylaşılması ile devletleşme sansı olmadı.
Bu nedenle bağlı oldukları devletlerin teknolojik ve ideolojik gelişimlerine göre radyoyu kullandılar.
Irak: Irak devletinde Kürt ve Kürdistan kelimeleri yasak değil. Irak, Baas rejimi döneminde Araplaştırma politikasını yürütse bile bu çok sert olmamıştır. Baas dönemi öncesinde 1939 yılında kurulan Bağdat Radyosu yarım asırdan fazla bir süre boyunca Kürtçe ve Arapça yayın yapmıştır. Ayşe Şan, Mehmet Arîf Cizrawî ve Tahsin Taha gibi ölümsüz Kürt sanatçıları uzunca yıllar Bağdat Radyosu’nda faaliyet sürdürmüşleridir.

1991 yılında Körfez krizinden sonra ABD’nin Kürt bölgesine yerleşip otonom bir bölge oluşturmasıyla bölgedeki Kürtler kendi yayın ağlarını oluşturdular.

İran: Tarihte Kürt ve Kürdistan kelimeleri ile en barışık olan ve her zaman Kürdistan(Kordestan diye telaffuz edilir) eyaleti adı altında bir idari birim olmuştur. 1940’lı yıllarda Urmiye’de kurulan Urmiye radyosu Kürtçe ve Soranice yayın yapmıştır.
Yine 1960’larda kurulan Kırmanşah radyosu da Kürtçe ve Farsça yayınlar yapmıştır. İran’ın resmi kanalı Seher Tv bünyesinde Kürtçe yayınlar uzun yıllardır sürmektedir.
Irak ve İran’da kurulan radyolarda yayınlanan bu Kürtçe yayınlar Suriye ve Türkiye Kürtleri tarafından rağbet görmedi. Nedeni ise;
– Arapça ve Farsça’nın etkisi
-Kürtçe’nin Sorani lehçelerinde yayın yapmalarıdır.
Suriye: 1950’lere kadar Fransız mandaterliğinde kaldığı için bir devlet sisteminden bahsetmek mümkün değildir. Ancak Fransızların desteği ile Şam ve Halep’te kurulan radyoların Arapça, Fransızca ve Kürçe yayınlar yaptığı söyleniyor. Suriye devleti Kürtleri resmen kabul etmeyip kimlik dahi vermemektedir. Öyle ki Kuzey’den gelen Kürtleri “misafir” olarak algıladığını ifade etmektedir. Onlara göre misafire de kimlik kartı verilmez. Ancak bu red ve inkar politikalarına karşı Kürler bugüne kadar dillerini en iyi şekilde bu ülkede muhafaza etmişlerdir. Suriye Kürtlerinin tamamına yakını Kurmanci lehçesini konuşmaktadır. Bunun da etkisi olacak ki kemdi aralarında başka bir dilin kullanımına ihtiyaç duymamışlardır. Nitekim en ari Kürtçe(Kurmanci) Rojava Kürtleri ve Duhoklular tarafından konuşulmaktadır.
Türkiye: Bu dört devlet arasında Kürtler konusunda en katı duran Türkiye olmuştur. Kürt kelimesi günümüzde kısmen kabul görse bile Kürdistan kelimesi büyük bir beka meselesi olarak görülmektedir. Dolayısı ile Kürtçe’nin en çok tahribata uğradığı yer burada yaşayan Kürtler arasında olmuştur.
Muhtemelen toplam Kürt nüfusunun yaklaşık %50’sinin sadece bu ülke sınırları içinde olması bu katı ideolojide etkili olmuştur.
Türkiye’de Kürtçe yayınlar 1995 yılında kurulan özel radyolar ile günde birkaç tane Kürtçe şarkı çalma şeklinde mümkün olmuştur.
Antalya’da yayın yapan Antalya FM, İstanbul’da yayın yapan Özgür Radyo ve Anadolu’nun Sesi, İzmir’den yayın yapan Demokrat Radyo gün içerisinde birkaç Kürtçe şarkı yayınlayabilmişlerdir.

 

Kürt bölgesindeki radyolar ise OHAL etkisi ile Kürtçe yayıncılığa ancak 2003’ten sonra kısmen girebilmişlerdir.
TRT 2009 yılında büyük bir devrim yaparak TRT6 radyo ve Tv yayınlarını başlattı. Daha sonra adını TRT Kurdî TV –Radyo olarak değiştirdi. Kanal halen yayın yapmaktadır.

Ermenistan:
Ermenistan’ın Sovyetlere bağlanmasıyla Kızıl Kürdistan’da Kürtler dilini ve kültürünü geliştirme fırsatını bulmuştur.Kürtlerin gerçek anlamda ilk radyo deneyimleri Erivan Radyosu ile başlamıştır.Erivan Radyosu 1955 yılında kurulmuştur. Erivan radyosu Kürtlerin uluslaşma, dil birliği ve kültürel farkındalık açısından bir okul görevi üstlenmiştir.
Başlangıçta haftada bir 15 dakika Kürtçe haberler sunmaktaydı. Daha sonra günde Kürtçe yayınını günde 2 saate çıkarmıştır.
Radyonun şefliğini iki yıl boyunca Casimê Celîl (1955-1956) yaptı. İlk spikeri de Eznîva Reşîd idi.

Radyoda çoğunlukla Serhad yöresinin dengbêjlerinin eserleri yayımlanıyordu.
2020 yılında Alman Kürt Enstitüsü Erivan Radyosunun 900 şarkısını dijital ortamda paylaştı. Haziran ayında ise bu eserleri kitaplaştırdı.
Devamı gelecek…

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here