“Normalleşme” süreci ile birlikte koronavirüs (Kovid-19) salgınında vaka sayılarının en çok arttığı illerden biri de Diyarbakır. Diyarbakır Tabip Odası kentte, günlük vaka sayısının 400-500 bandında seyrettiğini söylüyor. Aynı zamanda hastanelerin dolu olduğu belirtiliyor. Diyarbakır’da Şehitlik semtinde konuştuğumuz yurttaşlar, sürecin iyi yönetilmediğini ve ekonomi için “Normalleşme” sürecine girildiğini belirterek, “Hem açlık hem de hastalıkla boğuşuyoruz” dedi.

“İYİ YÖNETİLEN SÜREÇTE BU KADAR HASTA OLMAZ”
İyi yürütülen bir süreçte bu kadar hasta olacağını düşünmediğini belirten Fatih, “Hastaneye giden bazı kişilere tanı konuldu ama tedavi edilemiyorlar. Daha sonrasında bu virüs yayılıyor. Özellikle de düğünler, acil servisler, pazarlar buralarda daha çok yayılıyor. Bunun çözümü bana göre kısıtlamalar ile yapılması gerek. Bunu da halkın kendisi yapması gerekiyor yani devletten böyle bir şey beklemeyin. Geçimi sağlamak için devletin bir katkısı yok. Devlet katkısı varsa insanlar dışarı çıkamaz. Şu anki ekonomik krizden dolayı halk aç. Piyasa durgun, dolar altın fırlamış, hem açlıkla hem de hastalıkla boğuşuyor halk. Bunu halkın kendi bilinci ile kendisinin bir şeyler yapması gerek, kimseden bir şey beklemeden” dedi.

“1000 lira ile 3 ay nasıl geçineceğiz?” diye soran Fatih, “1000 lira ile bir genç şu an dışarı çıksın bir pantolon, bir tişört, bir ayakkabı alır. Gıda boyutunu da bir kenara bırak. Birçok insan kiracı, gideri çok. Tedavi devlet hastanelerinde kısıtlı, özel hastaneler ateş pahası. Nasıl tedavi olacaksın, neyle tedavi olacaksın? Benim bildiğim halkın öz gücüyle bu işe çare bulması lazım, başka bir çaresi yok” ifadelerini kullandı.

“EKONOMİDEN DOLAYI İÇ İÇE KONULDUK”
Diyarbakır’da virüsün çok fazla olduğunu ve sürecin iyi yönetilmediğini dile getiren Rıdvan, “Hastanedeki doktorlar da ilgilenemeyecek durumdalar.. Hastasın, gidiyorsun, bakıyorlar. Sonra eve gönderiyorlar. Ancak ağır hastaları alabileceğini söylüyorlar. Ağır hasta da gitse hastane doluysa eve gönderiyorlar. Aslında ilk etapta iki üç gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi ya bunu devam ettirmiş olsalardı bu durumda olmazdık. Virüs en son buraya geldi şimdi en çok burada. Ulaşımı kapatması lazımdı. Ondan sonra havalar düzelir, insanlar evinde kalırdı, Bunu yapmadılar. Bunu devlet kendi menfaatleri için, ekonomiyi düşündüğü için yaptı. Ekonomiden dolayı bizi iç içe koydu ve salıverdi. Ve şimdi virüsün önünü tutamıyorlar. İç içe girdik bitti artık” dedi.

Reklam

8 nüfuslu bir aile olduklarını ifade eden Rıdvan, “Eğer devlet ilk başta hane başı 3 bin lira verip insanları dışarı çıkarmasaydı, her insan kendi kendine iyi kötü geçimini sağlayabilirdi. Bugün ben işsizim, benim gibi milyonlarca insan var. Sen bu adamı içeri koyarsan bu adam evde ne yiyecek? İnsanları doyuramadığı için yasakları kaldırdı ve daha önünü de kapatmıyor çünkü her gün artıyor vakalar. Bu saatten sonra daha hiç bir şey yapamaz çünkü yazdayız. Aslında üç ay sonrayı düşünmek lazım. Üç ay sonra sen nezle olacaksın diyeceksin ki “Acaba ben korona mı oldum?” o psikoloji çok önemli ama gel gör ki her şey ekonomiye bağlı” diye konuştu.

“NORMALLEŞME SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞIDIR”
Ekonomiden kaynaklı kısıtlamaların kaldırıldığını söyleyen Ekrem ise, insanların kendilerini koruması gereken bir duruma geldiğini belirtti. Ekrem, “1000 liralık yardım yaptılar başlarda. Bu para gıda ve temizlik yardımı yeterli değildir. 1000 lira ile geçinmek mümkün değil. Nereye kadar insanın derdine derman olur o da muamma yani. Bu süreçten çıkmamız için insanların kendisi dikkat etmesi gerekiyor, dikkat önemli. Biz iç içeyiz, sırt sırtayız, sarmaş dolaşız böyle normalleşiyoruz yani normalleşme de bildiğiniz gibi sürü bağışıklığı kazanma muhabbetidir” dedi.

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here