Ilısu Barajı’yla birlikte evleri, su kaynakları ve mera alanları göletin altında kalan yurttaşlar, barajın kendilerine felaketten başka bir şey getirmediğini söyledi.

Ilısu Barajı (Veysel Eroğlu) nedeniyle resmi açıklamalara göre, bir ilçe, 108 köy, 42 mezra; Hasankeyf Koordinasyonu’nun raporuna göre ise 199 yerleşim yeri sular altında kaldı. 12 bin yıllık tarihi Hasankeyf’in yanı sıra Mezopotamya’nın ilk liman kenti Tell-Fafan (Çattepe Höyüğü) ve birçok tarihi alan ile binlerce dönümlük verimli arazi ve mera da sulara gömüldü. Barajın su kotu en üst seviyelere ulaşmasının ardından su seviyesi kontrollü bir şekilde düşürülürken, barajın olumsuz etkileri her alanda yaşanıyor. Batman merkeze bağlı Oymataş köyünde yaşananlar felaketin boyutunu gözler önüne seriyor.

EV TALEBİ

Ilısu Barajı’na en uzak noktalardan biri olan Oymataş (Bedia) köyünde tapuları olmadığı gerekçesiyle kendilerine ev verilmeyen yurttaşlar, ev talebinde bulunuyor. Hayvancılık yapan yurttaşlar, mera alanları ve su kaynaklarının baraj suları altında kalması nedeniyle zor durumda olduklarını ifade ediyor.

‘BARAJI İSTEMEDİK’

Tarihi bir öneme sahip mağaralarının önemli bir kısmı su altında kalan Oymataş köyünde, su seviyesi en üst kota ulaşması ile birlikte Taner çiftinin evi de sular altında kaldı. Gidecek yeri olmayan Taner çifti, çocukları ile birlikte taşınmak zorunda kaldı. Kendi imkanları ile buldukları bir yere ev yapacaklarını ifade eden Bilal Taner, “Devlet bize herhangi bir kamulaştırma ücreti vermedi. Hatta evimizin su altında kalmayacağı dahi söylenmişti. Evimiz su altında kaldı ve şimdi sular da geri çekiliyor. Suyun seviyesine göre anladık ki kimi zaman ev su altında kalacak, kimi zaman da kalmayacak. Şimdi sular çekildi. Peki ya sonra ne olacak. Kamulaştırma bedeli için başvuruda bulunduk, yetkililerden evimizin bedelini istiyoruz” diye konuştu.

Hacire Taner ise yıllardır evinin içindeki anılar ile birlikte hayatlarının su altında kaldığını anlattı. Barajın felaketten başka bir şey getirmediğini ifade eden Taner, “Barajı kim ister? Biz istemedik. Buna rağmen baraj yapıldı. İşte halimiz ortada, ne diyebiliriz başka” dedi.

‘MERA ALANLARI KALMADI’

Köye bağlı Şeyçoban (Şerikê) mezrasında da özellikle mera alanlarının su altında kalmasıyla yurttaşlar zor durumda kaldı. Su kaynaklarının da göletin altında kalmasıyla zorluk çektiklerini ve hayvanlarının susuz kaldığını ifade eden köylüler, 3 kilometre uzaklıktaki su kuyusundan ihtiyaçlarını karşılıyor. Köye bağlı mera alanlarının daraldığına ve çok az bir alanın kaldığını anlatan Mehmet Taner, “Baraj öncesi sulak ve mera alanımız vardı, fakat şimdi tek bir mera alanımız kaldı. Bu tepenin dışında bir mera alanımız yok. Ne yiyecek bu hayvanlar bilmiyoruz? Baraj ile birlikte bu yıl sineklerde artış var. Ve özellikle hayvanlarımız baraj suyu nedeni ile oluşan nemden rahatsız ve birçok hayvanımız hastalandı. Bu gidişle hayvancılığı bırakmak zorunda kalabiliriz. Hani bu baraj bize ekonomik rahatlık getirecek diyorlardı, hastalık ve zarardan başka bir şey getirmiyor” diye konuştu.

Şeyçoban mezrasında ailesi ile birlikte hayvancılık yapan Melik Arslan da benzer şikayetleri dile getirerek, mera alanlarına çözüm bulunmasını talep etti.

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here