Dünya üzerinde Kürtlerin en yoğun olarak yaşadığı ülke Türkiye. Türkiye’de Kürt nüfusunun tespiti için resmi bir sayım yapılmamış ancak; kentlerin nüfuslarına ve verdiği göçlere bakılınca yaklaşık 25 milyonluk bir Kürt nüfusu ortaya çıkmaktadır.
Türkiye’de yaşayan Kürtler iki ana lehçeyi konuşmaktadır. Kurmancî ve Zazakî(dimilkî).Türkiye Kürtlerinin %80’i Kurmanci lehçesini konuşmaktadır. Dimilkî ise daha çok Dersim, Varto, Bingöl,Elazığ,Siverek ve Diyarbakır’ın Kuzey ilçelerinde konuşulmaktadır.
Türkiye Kürtlerinin iki farklı lehçe konuşması ve inanç olarak alevi- suni diye ayrılmasının da etkisiyle genel bir dil politikası yoktur. Bu nedenle yoğun bir şekilde Türkçeleşme hevesine kapılmışlardır.
1990 yılında köylerde gündelik hayatta %90 ve üstü oranda Zazaca konuşuluyorken 2020 yılında bu oran %20’lere düşmüştür. Özellikle teknolojinin gelişmesi ile Türkçeleşme daha da hızlanmıştır.
Kurmanci’nin en ari ve yoğun konuşulduğu Botan ve Gever yöresinde 2020 yılında gündelik hayatta Kurmanci konuşma oranı %50’lere düşmüştür.
Elazığ’da 1980 yılına kadar Zazaca konuşma oranı %70’lerde iken 2020 yılında %7’lere düşmüştür.
Bingöl’de ve Siverek’te 2000 yılına kadar Zazaca konuşma oranı %90 üstü iken 2020’de %40’lara gerilemiştir.
Bu verileri gözleme ve bölgede sosyal araştırmalar yapan araştırma merkezlerinin bulgularından derleyerek yaklaşık olarak sunabiliyoruz. Elbette gerçek oranlar ancak aylarca yapılacak sosyal araştırmalar ile açılanabilir. Ancak oranlar küçük farklar ile değişebilir.
Peki bu kadar dil erozyonunun olduğu bir ortamda Kürt dili ile ilgili Kürt siyasetçilerinin konumu nedir?
Kürtçe için neler yapılmaktadır?
Cevabı üzücü olsa da kocaman HİÇ BİR ŞEY……
Kürt siyasetçileri maalesef ki Kemalizmin ve siyasal İslamın jargonlarından epeyce etkilenmiş olacak ki dil konusunu söylemde hiç bitmeyen bir siyasi propaganda aracı olarak kullanmaktadırlar. Dil üzerinden yapılan mağdur edebiyatı ile siyasi varoluşlarını perçinlemektedirler.
Öyle ki Kürtçe’yi savunan siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşları kendi aileleri ile gündelik hayatta en ari Türkçe’yi konuşmaktadırlar.
Söylemde ise “bu halk kendi diline sahip çıkacak”…..
Evet dile sahip çıkan halktır. Hem de hiçbir siyasi fikri olmadan…
Kürt siyaseti sağı olsun solu olsun ya da dindarı olsun temelde aynı fikre sahiptir. Hiç birinin Kürtçe’ye hizmet eden kişilere yayıncılara destek olma gibi bir dertleri yoktur.
Hal böyle iken Kürtçe sahipsizdir. Kürt siyasetçilerinin ise Kürtçe ile ilgili söylemleri artık inandırıcı değildir.

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here