İran tarihte birçok medeneyite ev sahipliği yapmış geniş bir coğrafyadır. İran ismi Aryenlerin ülkesi anlamına gelir ve 1979 İslami Devrim ile birlikte kullanılmaya başlanmıştır.

Bu tarihe kadar Persiya ismi kullanılıyordu. ancaak İran’ın bilinen ilk sistemli devletler topluluğu Med’ler ile başlar ve bu ülkenin adı da  Medya’dır. Medlerin üvey torunları olarak görülen Persler(Partlar) ise Med imparatorluğunu yıkıp, Pers ülkesini kuran topluluktur.

Med ve Pers toplulukları özünde aynı ırk ve dil grubuna mensuptur. Nitekim bu iki topluluğun konuştuğu diller zamanl birçok alt lehçe ve şiveye dönüşmüştür.

İran’da geçmişten günümüze Mazenderani,Avestçe,Medce,Persçe temel dilleri konuşulmuştur. Siyasi iktidarların değişmesiyle de bu diller kndi aralarında bölünmüş ve hemen hepsi ölmüştür.

Bu diller yerine Partça-Farsça(Arapların İran’ı istila etmesi ile Partllara Fars denilmiştir. Nitekim Arapça’da P haarfi yoktur.), Kürtçe(Kendi, içinde dört ayrı lehçeye bölünmüş), Talışi, Osetçe,Peştuca ,Tati,Beluci,GGilani gibi diller türedi. Ana İran’ın ana dilinden türeyen dil ve lehçelerin sayısı yüzden fazladır. Bir sonraki yazımızda İran dilleri üzerinde duracağız.

Peki bu kadar dil ve lehçe arasında neden herkes sadece Farsça’yı biliyor. İran denilince akla gelen dil Farsça. Oysa Farsça anadil olarak sadece İran’ın %40’ı tarafından kullanılıyor.

Burada temel sorun egemen iktidar gücüdür. Bu egemen güç içinde dilleri gün geçtikçe adeta güneşin önüne bırakılan bir buz parçası gibi eriyen Talişler var olma mücadelesi veriyor. Talişi dili Zazaca(Kird-Dimili) lehçesi ile aşırı yakınlık gösteriyor. Öyle ki; aralarında yaklaşık bin yıldır hiç bir ilişki olmamasına rağmen büyük bir benzerlik var.

Zazaca:  Ziwan, Kerg, Pay,   Bin, Verg,Saye,Gird, Mere,Goş, Piyaz
(Dil -Tavuk-ayak-alt- kurt-elma-büyük-fare-kulak-soğan)

Talışı: Zivon, Karg, Pa, Bîn, Varg, Sa, Gird, Daha Fazlası, Qoş, Piyaz

Bu kelimelerin sayıları yüzleri aşıyor. Peki bu kadar yakın bir dil ve topluluğu ne kadar tanıyoruz? Kimdir bu Talışlar?

Talışlar teknolojinin gelişmesi ile birlikte dil ve kültürlerini yaşatma ve yayma adına önemli çalışmalar yürütmeye başldılar.talishstan.com ve diğer Taliş sayfalarından derlediğimiz bilgilere göre;Talışlerin ortaya çıkışları insanlık tarihinin çok eski zamanlarına kadar uzanır; kadim İran halkı Kadusiler Talişlerin ataları olarak kabul edilirler.

Genetik Kökenler

Halklar arasındaki genetik yakınlıkları tespit etmek amacıyla 55 etnik grup, 28 alel (ya da alelmorf yani belirli bir özelliği belirleyen bir genin değişik hallerinden her biri), 12 beyaz globül, enzimler ve kan grupları üzerinde  Nazarobov, Aslanişvili ya da Alkutova gibi Rus bilim insanları tarafından çeşitli araştırmalar ve antropolojik incelemeler gerçekleştirildi.

Elde edilen sonuçlara göre Talışlar genetik olarak İsveçlilere, Finlandiyalılara, Estonyalılara ve Beloruslara daha yakınlar. Estonyalılarla Talışlar arasındaki genetik yakınlık standart birimin 0,01’i kadar, yani aralarında doğrudan bir genetik akrabalıktan söz etmek mümkün.

Söz konusu halklar arasındaki coğrafik yakınlık, Avrupalıların Kafkasları aşarak İran’ın kuzey kıyısındaki dağlara göç etmeleri varsayımını mümkün kılıyor. Bu araştırmaya göre, Talışlarle Gürcüler arasında da bir genetik yakınlık bulunuyor.

Talışlarin dili İran dili alt grubuna ait ve saf aryan kökenli. Bu dil, 1842 yılında, Talış edebiyatı şiirlerinden bölümler ve yorumlara yer verdiği Fars şiirinin örnekleri başlıklı çalışması kapsamında, Khodzko adlı bir Rus İranolog tarafından incelendi. Khodzko bu dilin özelliklerini şu sözlerle ifade ediyor:

«Talışların dili Pers İmparatorluğu sınırları dahilinde konuşulan altmış adet lehçeden biri. Değişik bir dile ait olduğu görünen dilbilgisi ve sözcük yapısı, özne ve sıfat, olumsuzluk eki ve fillerin çekimiyle, ülkede kullanılan diğer dil ve lehçelerden bir hayli farklılaşır. Adlardan önce gelen zamirlerin yapısı ve özgün halleriyle zamirler açısından Avrupa dillerine çok daha yakındır. »

1928 yılında yazılı Talış dili Latin alfabesi esas alınarak kayıt altına alınmıştır. 1920-30’lu yılların sonunda Sovyet Azerbaycan’ı kenti Lankaran’da, Talış dilinde yayın yapan 19 yayınevi mevcuttu.

30’lu yılların sonunda periyodik dergi ve gazetelerin yayınlanmasına aniden son verildi ve bunların Azerice yayınlanmasına devam edildi. Azerice günümüzde bölgede aile içerisinde konuşulmasının yanı sıra okullarda da resmi dil olarak okutulmaktadır.

Talışçe böylece sadece aile arasında sözlü olarak yaşatılmakta ve dolayısıyla da tüm Talışlar ayna anda iki dili birden konuşmaktadırlar. İran’daki Talışların çoğunluğu Farsça ve Azerice bilmektedirler ve Talışçe Erdebil eyaletinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Yaşam tarzı ve kültür

Eskiden Talışlar dağlarda, düz çatıları olan taş evlerde yaşıyorlardı. Öte yandan  Hazar Denizi kıyısında yaşayan Talışlar ise saz ve kamıştan çatıları olan kerpiç evlerde yaşıyorlardı. En yaygın olan geleneksel konut tipi temeli olmayan (Rusların Ancinak dedikleri) ve duvarları kille sıvanmış olan evlerdi.

Bu yapılar “bacasız şömineler” (gara buhari) ya da şömineler (buhari) aracılığıyla ısıtılıyorlardı. XXnci yüzyılda demirden ocakların kullanımı da yaygınlaşmıştı. Yazları, Mart ayından Ekim’e kadar dinlenme ve gecelemek amacıyla yapılan geçici yazlık konutlar da kullanılıyordu.

Kapıların tavan kadar yüksek olduğu geleneksel evlerde, konut içerisindeki duman ve buharın tahliyesi bu şekilde kolaylaştırılmış. SSCB devrinde, birinci katın çatısının alçak olduğu iki katlı ev inşaatı da yaygınlaşmıştır.

Talışların geleneksel giyim tarzı ise Azerilerinkine çok benzemektedir. Erkekler gömlek, pantolon, kasket ya da fötr şapka ve kadınlar ise geniş pantolonlar, başörtüsü, ayakları örten uzun etekler, yün çoraplar ve deri ayakkabılar giymektedirler.

Geleneksel yaşam tarzı yardımlaşma, konukseverlik ve aynı şekilde kısas yasasının etkin olarak uygulanmasıyla kendini gösterir. Aslen Azeri kültürünü temel alan folklor içerisinde düğün ya da iş yaparken söylenen şarkılar yaygındır.

1930’lu yılların başlarında, Talış dilinin ilkokullarda öğretilmesi için girişimlerde bulunulmuştur. Bakü’de Talış dilinde kitaplar ve Azeri ve Talışçe çıkan bir gazete olan Kızıl Talış gazetesi yayınlandı. Bir süre sonra ve B.V.Miller’in de belirttiği gibi böylesi bir girişimin pratikte çok yarar sağlamadığı Talışların kendisi tarafından da kabul edilmeye başlandı

. Kasım 1990’da Azeri Kültür Kurumu, Talışların özellikleri üzerinde tarihsel ve kültürel araştırmalar yapmak üzere  “Talış Kültür Merkezi”ni kurdu.  Günümüzde Talysh Sedâ (“Talışların Sesi”) gazetesi basılmakta ve bu dilde kesintisiz yayın yapan bir radyo kanalı bulunmaktadır. İran’da Talışçe etkin faaliyet gösteren tek kurum sadece bu dilde yayın yapan aylık Mahname-yi Talış (Talış Aylık Bülteni) dergisidir.

Mutfak ve Yemek Kültürü

Talış mutfağı zengin ve çok bol çeşitlidir. Arkeolojik kazılar sonucunda, bölgede yaşayan eski halkların kullandıkları mutfak gereçleri bulunmuştur. Bunlar taş ya da kilden yapılmışlardır ve özellikle de Milattan Önce IIIncü ve Inci yüzyıllardan kalma fincan ve sürahilerden oluşmaktadırlar.

Talışların yaşadığı bölgede pişirilen 21 yemek pirinçle, 23 yemek etle ki bunların 7’si av hayvanı etiyle ve 9 yemek ise balıkla yapılmaktadır. Bu arada lavangin olarak adlandırılan ulusal bir mezeden, irmikle yapılan 8 çeşit yemekten, 5 omlet ve hamur işi türünden ve meyvelerle yapılan 28 tatlıdan ve farklı sigara türlerinden de söz etmemizde yarar vardır.

 

 

 

 

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here